Yelken sporunda daha önce birçok uluslararası organizasyonda Türkiye’yi temsil eden Erdağlı, 1958 metre yüksekliğindeki Babadağ zirvesinde sona eren parkuru 4 saat 2 dakikada bitirdi.
Akademik çalışmalarını da sürdüren Erdağlı’nın çeşitli bilimsel dergilerde yayımlanmış makaleleri bulunuyor.
Yarış sonrası değerlendirmede bulunan Erdağlı, parkurun hem fiziksel hem de zihinsel açıdan zorlu geçtiğini belirtti.
Babadağ’daki yarışın kendisi için önemli bir deneyim olduğunu ifade eden Erdağlı, “Ganos Dağı zirvesinin yaklaşık iki katı yüksekliğinde bir parkurda yarıştım. Yarış öncesinde haftanın beş günü düzenli antrenman yaptım. Teknik geçişler ve zorlu arazi koşulları bana yelken sporunda karşılaştığımız doğa şartlarını hatırlattı.” dedi.
Sporun temelinde disiplin ve sürekliliğin bulunduğunu dile getiren Erdağlı, açık havada yapılan egzersizlerin fiziksel ve zihinsel gelişime katkı sunduğunu kaydetti.
Küçük yaşlardan itibaren sporla iç içe olduğunu aktaran Erdağlı, farklı branşlarda edindiği deneyimlerin performansına olumlu yansıdığını ifade etti.
Koşunun birçok spor dalı için temel altyapı oluşturduğunu belirten Erdağlı, sporun kendisi için yalnızca yarışlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu sözlerine ekledi.
