DOLAR 6,8661
EURO 7,7452
ALTIN 397,75
BIST 8,6057
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 27°C
Gök Gürültülü

Varol: Tekirdağ’da Her Gün Corona Vakası Görülüyor !

Varol: Tekirdağ’da Her Gün Corona Vakası Görülüyor !
01.07.2020

Tekirdağ Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doçent Doktor Gamze Varol, salgının bitmediğini, Tekirdağ’da her gün yeni vakaların olduğunu bildirdi.

Gazeteci Abdullah Yalçın ve Serap Cömertoğlu’nun sunduğu Genç Bakış programının konuğu olan Varol,  normalleşme süreci, Coronavirüs vaka yoğunlu ve maske kullanımına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Salgının hala Mart ayında ki etkisiyle devam ettiğine dikkat çeken  Varol,  “Tekirdağ’da her gün yeni vakalarımız var. Tekirdağ ili, bu salgını ne zaman atlatır? 14 gün hastalığın kuluçka süresi. 14 gün hiç vaka görülmez ise o zaman biraz rahatladık diyebiliriz. Hala salgın devam ediyor. Her gün vaka görüyoruz. Aşikar bir vaka varsa; ne diyoruz yüzde 5’i yoğun bakımlık oluyor. Yüzde 10’u hastanelik oluyor. Geri kalan yüzde 80’i asemptomatik oluyor. 1’e karşı 8 vaka düşünün. 1 semptomatik vakaya 8 yada 9 tane asemptomatik vaka düşüyor. Bugün 20 tane semptomatik vaka varsa iyimser olarak konuşuyorum 200 tane asemptomatik vaka ortamda dolaşıyor demektir. Hastanemizde, ilimizde, bölgemizde buna özen göstererek hareket etmeliyiz.Maske, mesafe, hijyen, el yıkama çok önemli” dedi.

Covid pozitif olan ve iyileşen bir hastanın tekrar covid olabilme ihtimaline ilişkin de kesin bir bilginin olmadığını vurgulayan Varol,  bilim dünyasının bu konuya henüz net bir cevap veremediğini, virüsün mutasyona uğradığını kaydetti.

NORMALLEŞME KARARI, BİLİMSEL BİR KARAR DEĞİL

Henüz virüsün bulaşıcılığını ve öldürücülüğünün azaldığına dair kesin bir bilgi olmadığını da aktaran Varol, “ Bu virüs hala Mart ayında neyse, 2019 yılının Aralık ayında Wuhan’da başladığında neyse mutasyonlar geçiriyor alabilir ama aynı. Biz iyi niyetli şekilde ümit ediyoruz. Sadece mutasyonları iyi yönde olur diyoruz. Bu iyi niyet bizi önlemleri azaltma yönünde ilerletmesin. Alınan bu normalleşme kararı, bilimsel bir karar değil. Salgın devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü, ‘önlemlerin azaltılması kaygı verici’ dedi” şeklinde konuştu.

SALGIN SAHADA İYİ YÖNETİLEMEDİ

Salgının hastanelerde iyi yönetildiğini fakat sahada iyi yönetilme konusunda eksikler olduğunu dile getiren Varol, “Bazı iller çok özverili çalıştı ama bazı illere de destek gerekti. Bir takım kararlar, illerin yönetilmesini güçleştirdi. Örneğin Bodrum’un açılması, Tekirdağ’a tatilcilerin gelmesi gibi. Böyle değerlendirdiğimizde başarı öyküsü gibi görünen şeylerin aslında sahada iyi yönetilememiş olduğunu, aktif sürveyansın yeterli olmamış olabileceğini görüyoruz” sözlerini kaydetti.

ON GÜNDE BİR “500” KİŞİLİK UÇAK DÜŞÜYOR

Mart ayından itibaren 5 bin vatandaşın vefat ettiğini vurgulayan  Varol, “Ayda bin kişi oluyor. 10 günde bir 500 kişilik uçak düşüyor. Bir uçak düşse günlerce haber olur. Kara kutuyu bulmaya çalışırız. Biz 10 günde bir uçak düşmüyor da 15 günde bir uçak düşüyor diye seviniyoruz. Bu aslında çok sıkıntılı bir süreç” ifadelerini kullandı.

VİRÜSE NE KADAR MARUZ KALINDIĞI ÖNEMLİ

Maske kullanımının da önemine dikkat çeken Varol, maskenin bir bariyer görevi gördüğünü  belirtti.

Maskenin virüsün daha uzağa gitmesini engellediğini aktaran Varol, “ Hapşurduğunuzda geçer mi evet geçer. Ama yine bir bariyer görevi görüyor. Hepsi geçmiyor bir kısmı takılıyor. Virüsün hasta etmesinde miktar da çok önemli. Ne kadar virüse maruz kaldığınız da önemli.

Maske takmaktan rahatsız olduğunu dile getiren kişilere eğer covid olursan, yoğun bakım cihazı seni daha çok zorlayacak.  O zaman yaşadıkların hissettiklerin seni daha çok zorlayacak diyorum.  Sağlığımız için maskeye alışmak zorundayız.  Maske ve sıcak hava hakikaten zor. Sürekli kendi nefesini solumak kolay bir şey değil.Ama takmamız gerek” sözlerini kaydetti.

MASKE NEMLENMEYECEK ŞEKİLDE BEZ POŞETTE MUHAFAZA EDİLMELİ

Maskenin hangi durumlarda ve şekilde kullanılabileceğine ilişkin de bilgilendirmede bulunan Varol, “Açık alanda yalnızsanız etrafınızda kimse yokken spor yapıyorsanız maskeniz yanınızda durabilir. Nemlenmeyecek bez bir poşetin içine yerleştirebilirsiniz, tozlanmayacak şekilde olmalı. Etrafınız kalabalık olursa, biriyle karşılaştığınızda takarsınız” ifadelerini kullandı.

MASKE KULLANIRKEN KENDİ NEFESİMİZDEN ZEHİRLENİR MİYİZ?

Maske kullanımı sırasında kendi nefesinden zehirlenme durumuna yönelik iddiaları da yanıtlayan Varol, “ Kendi nefesinizden zehirlenmezsiniz. Zehir soluyorsanız zaten zehirlenmişsiniz demektir. Rahatsızlık verir. Özellikle birtakım kronik rahatsızlığı olan için gerçekten zor. Anlıyorum ama bir tarafta da ölüm var.Maskelerde gözle görülebilir bir kirlilik var ise nemleniyorsa kendi nefesimizle nem, buhar yapıyor, koku yapıyor ise bir gün boyunca sürekli kullandıysak değiştirmekte fayda var.  Maskenin  iç yüzünü kullanıyoruz. Dış yüzeyine dokunmamaya çalışıyoruz.  Günlük aktif olarak dışarıda hayatınızın sürdüğü bir yaşantınız varsa maskeleri günlük değiştirmenizi öneriyorum” şeklinde konuştu.

Olabildiğince kapalı mekanlardan uzak durulması gerektiğinin altını çizen Varol,  açık mekanlarda da sohbet ederken maskenin takılı olması konusunda uyarılarda bulundu.Yemek yerken ise maskeyi indirip yemek yenildiği takdirde tekrar maskenin takılması gerektiğini söyledi.

VİRÜSÜ İNSANLAR YARATTI

Hayatın normale dönmediğini önceki gibi olmayacağını aktaran Varol,  şunları kaydetti: “Türk Tabipler Birliği olarak normalleşme kelimesine çok sıcak bakmıyoruz. Buna normal diyebilmemiz için öncekinin normal olması lazım diye düşünüyoruz. Bu virüsü insanlar yaratmış diye şehir efsaneleri  var. Evet. Bu virüsü insanlar yaratmış. Ama nasıl?  Bu virüsü laboratuarda yapmamışlar. Fakat virüsün bu kadar öldürücü olmasının nedeni yine beşeri faaliyetler. Bizim yüzümüzden virüs bu kadar öldürücü. Bizim yüzümüzden virüs bu kadar insanı etkiledi. Virüs belki hep vardı. Bizim yüzümüzden ortaya çıktı. İklim, çevre, emek  üzerinden baktığımızda bundan önce yaşananlar normal değildi. Ciddi bir çevre sömürüsü vardı. İklim krizi ile karşı karşıyayız. Zaten işsizlik ve ekonomik istikrarsızlık vardı. Ortaya bir de kocaman bir covid eklendi. Bu covid’ten sonra tekrar niye ona dönelim.  Demek ki ona gelene kadar yaptıklarımızda bir sorun vardı.  Covid döneminde bizim yapmamız gereken; külahımızı önümüze alıp biz nerede hata yaptık demeliyiz. Çevreyi çok olumsuz etkiledik, tarım arazilerini organize sanayi bölgelerine açtık. Ergene’yi kirlettik, buğdayı ayçiçeğini dışarıdan alır hale geldik. Bir avuç Tekirdağ il merkezinde toprağa hasret kaldık. Sağlık İl Müdürlüğü ile etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Akciğer hastalıklarının engellenmesi ve takibi için etkinlikler yapıyoruz. Temiz havayı nasıl yaratırız, kent ormanı mı yapılsa diye düşünüyoruz. Tekirdağ il merkezinde onu yapacak bir alan yok. Bunun için iki saat uzaklıkta bir yere gitmemiz gerek. Bu nasıl bir yapılaşma, betonlaşma. Eskiden olan normal değildi bir yerlerde hata yapıldı. Covid bu yüzden, bizi bu kadar etkiledi ve etkilemeye devam edecek. Bu hatalarımızdan ders çıkarmamız lazım. Çevreyle birlikte daha yeşil bir dönüşüme ihtiyaç var. Daha çevreci daha adaletli, daha hakkaniyetli daha iyi olabilecek bir açılıma ihtiyaç var. Gelecek nesillerin yaşam hakkını gözetecek bir açılım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.