DOLAR 5,7480
EURO 6,3845
ALTIN 272,8
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 12°C
Sisli

Yüksel’e İşten Çıkartma Eleştirisi

Yüksel’e İşten Çıkartma Eleştirisi
10.10.2019

Cumhuriyet Halk Partisi Süleymanpaşa İlçe Başkanlığı gerçekleştirdiği basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalara yer verdi.

Türkiye’nin her yerinde üreticiler zor durumda olduğunu ve Tekirdağ’da da çiftçinin borcunu kapatamayacak noktaya geldiğine dikkat çeken Öztürk, “Çiftçiler şu an yapılandırma istiyor. Borçlarını ödeyemiyorlar. Kentimize baktığımız zaman tarım ve hayvancılığın yok olduğunu görüyoruz. Çiftçilerin cebinde para yok. Ürününü sattı, borçlarını kapatamıyor. Çiftçinin cebinde para olmadığı zaman buradaki esnaf kan ağlıyor. Para olacak ki alışveriş yapsınlar. Esnaf da bundan faydalansın ama para yok.” Değerlendirmesinde bulundu.

Basın açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi Süleymanpaşa İlçe Başkanı İsmail Öztürk, Süleymanpaşa İlçe Kadın Kolları Başkanı Tülay Başbuğ ve Basın Medyadan Sorumlu İlçe Baş Yardımcısı Turgay Uzsoy, partililer ve basın mensupları yer aldı.

“DEPREME HAZIR DEĞİLİZ”

Cumhuriyet Halk Partisi Süleymanpaşa İlçe Başkanı İsmail Öztürk, yaşanan depremden sonra depreme hazır olunmadığına değinerek, “Marmara Bölgesinde 5.8 deprem olayı yaşadık. Yüreğimiz ağzımıza geldi. 5.8’lik deprem ile Türkiye’nin henüz daha bunca acıyı çekmesine rağmen depreme hazırlanamadığını gördük. Toplanma alanlarının maalesef yetersiz olduğu, belirlenen yolların trafiğe kapatıldığını, araç parklarıyla dolu olduğunu gördük. Kamu binalarının maalesef yine zarar gördüğünü büyük kısmının boşaltıldığına şahit olduk. Özellikle okullar bir türlü deprem gerçeğini ancak deprem olduğu zaman hissediyoruz. Ondan sonra unutuyoruz. Tekirdağ’da da yine kamu binalarında zarar meydana geldi. Veliler, öğrenciler tedirgin. Yapılması gereken yatırımlar okullarda maalesef yetersiz. Eski binalarda çürük. Toplanma alanlarıyla ilgili kamuoyu henüz bilgilendirilemedi. Şimdi toplanma alanı dediğimiz zaman deprem olduğu zaman buraya geleceksiniz diyerek iş bitmiyor. O alanlarda da belirli hazırlıkların olması gerekiyor. İnsanların beslenme, barınma gibi ihtiyaçlarını giderecek her türlü hazırlığın yapılmış olması gerekiyor. Maalesef onlarda henüz yok. Onun için hazır değiliz diyoruz.” Dedi.

“TÜM TOPLUM ZAM YAĞMURU ALTINDA KALDI”

Toplumun zam altında kaldığını vurgulayan CHP Süleymanpaşa İlçe Başkanı İsmail Öztürk, “Son günlerde ki zamlardan hepinizin haberi var. Tüm toplum zam yağmuru altında kaldı. Bunun anlamı şu; bu ülkede bir ekonomik kriz yaşanıyor. Adını koymasalar bile bir ekonomik kriz ve IMF Heyeti Ankara’ya geldiğinde onlarla yapılan görüşmeler sonrası dikkat ederseniz zamlar yağmur gibi yağmaya başladı. Çünkü Türkiye ekonomik durumda yönden oldukça zor durumda. Dünya’da dolar bolluğu var iken bir türlü Türkiye’ye gelemiyor. Bununda nedenleri özellikle hukuk yetersizliği, yasalarımızın yetersizliği. Tek adam rejiminin getirmiş olduğu sıkıntı. Elektrik zamları ben hatırlıyorum. Nisan ayında TESKİ’nin yapmış olduğu bir su zammı vardı. Tepkiler çığ gibiydi. Herkes bağırdı, çağırdı. Fakat TESKİ’nin suyu yer altından çıkardığını herkes biliyor. Türkiye’de yüzde 90’nı yeraltı suyundan kaynaklanan içme suyunu kullanan tek şehir Tekirdağ.2017’de TESKİ’nin yıllık olarak ödediği para TREDAŞ’a 31 milyon. 2018’de 54 milyon.2019 Ağustos ‘a kadar 52 milyon. Yıl sonuna kadar tahmini olarak 90 milyona çıkacağı düşünülüyor. Elektrik zammının nelere mal olduğunu buradan bakmak gerekiyor. Zamları savunmuyoruz. Fakat elektrik zammından kaynaklı olarak Tekirdağ’da herkesin su fiyatlarından şikayetçi olmasını anlayamıyoruz. Şunu bekledik biz. Son gelen zamlarla ilgili belli kesimlerden bir tepki gelsin diye herkes uykuda sanki zamlardan memnuniyet duyuyorlar” şeklinde konuştu.

“ÇİFTÇİNİN CEBİNDE PARA OLMADIĞI ZAMAN ESNAF KAN AĞLIYOR”

Çiftçinin cebinde para olmadığı zaman esnafın kan ağladığını belirten Öztürk, “Türkiye’nin her tarafında üreticiler zor durumda. Özellikle çiftçiler şu an yapılandırma istiyor. Borçlarını ödeyemiyorlar. Kentimize baktığımız zaman tarım ve hayvancılığın yok olduğunu görüyoruz. Çiftçilerin cebinde para yok. Ürününü sattı borçlarını kapatamıyor. Çiftçinin cebinde para olmadığı zaman buradaki esnaf kan ağlıyor. Para olacak ki alışveriş yapsınlar. Esnaf da bundan faydalansın ama para yok. Tekel fabrikamız vardı.300 tane insan çalışıyordu. O maaş Tekirdağ içinde dağılıyordu. Ama o fabrikada gitti. Hükümet Caddesinin tek veya çift şerit olmasıyla esnafın durumunun iyileşme şansı yok. Gerçekleri görmek zorundayız. Görüp, tedbir almak zorundayız” açıklamasında bulundu.

“BU BAĞIŞI YAPANLAR ACABA BİR BEKLENTİ İÇERİSİNDE Mİ?”

Festival bağışı yapanların beklentilerinin neler olduğunu soran Öztürk, “Kentimizi tanıtan Kiraz Festivalimiz var. Güzel bir etkinlik yıllardan beri yapılıyor. Yerel yönetimler burada her türlü özveriyi göstererek, başarılı bir şekilde devam ettiriyorlar. Yalnız ilk defa bu yıl farklı bir yapılanma meydana geldi. Buradaki Kiraz Festivali sponsorlar ile yürütüldü. Şimdi bağış yapıldı. Fakat kafalarda soru işaretleri var. Vatandaş bize soruyor. Bu bağışı yapanlar acaba bir beklenti içerisinde mi? Bu bağış neyin karşılığında yapıldı? Biz de soruyoruz. Açıklanması gerekir. Her şey net açık, net bir şekilde gerçekleştiğinde vatandaşın kafasındaki soru işaretleri giderilebilir” ifadelerini kaydetti.

“SÜLEYMANPAŞA’YA İHANET OLUR”

Marina’nın set çeker gibi yapılması Süleymanpaşa’ya ihanet olacağını belirten Öztürk, “Süleymanpaşa’da iskele olayı vardı. Burası isteniyordu. Vatandaşlarımız şunu bunu yapsın. Bir türlü gerçekleşmedi. 80 bin lira Büyükşehir’den aylık olarak kira istenmişti. Cüneyt Yüksel burasını 25 bin liraya burasını aldı. Süleymanpaşa’ya kazandırdığı için teşekkür ediyoruz. Neden Büyükşehir’den 80 bin istediler? Eğer değeri buysa niye CHP’li Belediyeyi zorda bıraktılar. Bunlarında hesap edilmesi gerekiyor. Bir de marina olayı var. 80 dönümlük arsa marinayı alan kişiye verilmiştir. Diğer 80 dönümlük alan Ulaştırma Bakanlığına aktarılıyor. Büyükşehir’e verilmesi gereken yer. Neden Ulaştırma Bakanlığına veriliyor? Oradan yol mu geçecek?  Şuna üzülüyoruz. Buralar yine tek elde toplanacak. Burası Süleymanpaşalıların yeridir. Oraya set çeker gibi marina Süleymanpaşa’ya ihanet olur. Onun takipçisi olacağız” diye konuştu.

“SÜLEYMANPAŞA’DA OTURANLAR ÇÖPTEN ŞİKAYETÇİ”

Çöp konteynerlerin yıkanmamasından pis koktuğunun altını çizen İlçe Başkanı İsmail   Öztürk, “Çöp olayı çok gündeme geldi. Süleymanpaşa’da oturanların çöp konusunda şikayetleri çok. Çöp konteynerlerinin yıkanmadığı, çok pis koktuğunu gördük. Neden yıkanmıyor? Konteyner yıkama araçları vardı. Bunların hepsi kullanılıyor mu? Bilmiyoruz” ifadesinde bulundu.

“EKMEKLE OYNAMANIN AHI HİÇ KİMSENİN ÜZERİNDE KALMAZ”

İş sözü verdiği yandaşlarına yeni birimler açıp, diğer çalışanları mağdur etmemesi gerektiğine işaret eden Öztürk, “Şu şekilde de şikayetler geliyor. Sözleşmesi biten işçilerin sözleşmeleri yenilenmeyeceği söyleniyor. Bir söylenti midir? bilmiyoruz. Eğer böyle bir şey varsa çok yanlış yapılır. Yeni birim açar, söz verdiği varsa oraya alır. İnsan çıkarıp da yerine kendi yandaşını almayı düşünürse bu kabul edilemez. Ekmekle oynamanın ahı hiç kimsenin üzerinde kalmaz.” Açıklamasına yer verdi

“MAKAM ARACI OLARAK KULLANDIĞI KENDİ ARACI DİYE SÖYLENMİŞTİ”

Cüneyt Yüksel’in kaza sonucu şirket aracı kullandığının ortaya çıktığını aktaran Öztürk, “Sayın Cüneyt Yüksel, makam aracı kullanmayacağını söylemişti. Şu anda İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da Büyükşehirlerde araç konusunda büyük tasarruflar yapıldı. Ama Tekirdağ’da da bunun başlatılması güzel olurdu. Makam aracı olarak kullandığı kendi aracı diye söylenmişti. Bir kazaya karışıyor. Allah’tan kimseye zarar gelmiyor. Ama aracında bir şirket aracı olduğu ortaya çıkıyor. Acaba şirketlerin Belediye Başkanlarına veya diğer kamu görevlilerine böyle araç tahsis etmeleri gelenek midir? Yoksa buraya özgü bir davranış mıdır? Bilemiyorum. Bu konuda açıklama bekleyeceğiz. CHP’li belediyeler üzerinde sürekli denetimler yapılıyor. Ama bugüne kadar CHP’li belediyelerde yolsuzluk ortaya çıkarılamadı. Biz denetlenmekten yanayız.”  Diye belirtti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.